PATRICK MELROSE

çocukluk, istismar, hesaplaşma, bağımlılık

 

Nerede izlenir: Showtime

Nasıl izlenir: Tek başına izlenir.

Ne zaman izlenir: Her bölümü farklı geceler izlenir.

 

“Kimse bir başkasına böyle bir şey yapmamalı.”   -Patrick Melrose

 

Edward St. Aubyn’ın aynı adlı romanından uyarlama olan Patrick Melrose; çocukluğu, yetişkinliği, bağımlılıkları ve ebeveyn oluşu ile adından da anlaşılacağı üzere Patrick Melrose’un hayatını ve travmalarını anlatıyor. Çocukluğun hayatımızın en derin kuyusu olduğunu ve izleri ile yaşadığımızı sarsıcı konusu ile gösteren dizi 5 bölümden oluşuyor. Hayat verilen roman da aynı şekilde 5 kitaptan oluşuyor ve her bölüm bir kitabı konu ediniyor. Hem bu bağlamda düşünüldüğünde hem de başlangıcındaki niyetten hareket ile her bölüm kendi içinde başlayıp biten başka bir noktaya dikkat çeken aslında bir film özeniyle çekilmiş durumda. Romandan farklı olarak kronolojik sıra birinci ve ikincinin yer değiştirmesinin dışında doğrusal ilerler gibi dursa da flashbackler ile beslenen bir kurgusu var.

Dizinin muhteşemliğinden bahsederken senaryosu, akışı ya da tekniği kadar önemli övgüyü Benedict Cumberbatch’e vermezsek olmaz. Benedict Cumberbatch’in Hamlet ile birlikte en çok oynamak istediği rollerden biri olan Patrick Melrose, gerçekten de Benedict ile şahlanmış bir karakter. Birinci bölümde izleyiciyi direkt kendine bağlayan oyunculuğu tüm zamanlarda konuşulacak cinsten. Bir uyuşturucu nöbetleri silsilesinin gösterildiği ilk bölüm daha sonrasında çok daha büyük bir gösteriye, muhteşem oyunculuğu ile Hugo Weaving’in megaloman, sadist bir babayı oynadığı ikinci bölüm ile taçlandırılmış.

Patrick’in anne ve babasının ona yaşattıklarından sıyrılamayışını, affedemeyişini ve onlara benzeyişini anlatan dizinin her bölümü; adalet terazinizin, vicdanınızın ve aklınızın farklı sesler çıkarttığını görmenizi sağlayacak. Freudiyen bir bakış açısı ile izlendiğinde nasıl yetiştiysek oyuz durumu Patrick’in kendisini ve hatta daha sonra kurduğu aileyi yani ebeveynliğini bile nasıl egale ettiğini görmek, yalın bir kuyu çekiminde bile sizi çok sarsacak hassaslıklar kazandırıyor.

Bolca yan karakter ile bezenen dizi aslında Patrick, David (babası) ve Elenaur (annesi) arasında yoğunlaşıyor. Çok güçlü yan karakterler de mevcut, Mary ve Nicholas gibi. Mary, Patrick’in hiç sahip olamadığı melek anne figürü olarak dizide ilginç bir gerilimi yanında getiriyor. Nicholas ise babasının kötü bir kopyası ve her gördüğünde hayatındaki şeytanları hortlatan bir aile yakını. Patrick’in ise hesaplaşması gereken birçok şey var.

İngiliz aristokrasisini güzel bir dil ile eleştiren dizi yalnızca istismar edilen bir çocuğu değil aynı zamanda karşımıza çıkardığı sürprizli durumlar ile insanları da yargılamadan, empati yaparak vicdanımızı tartmamızı sağlıyor. Dizinin en çok nefret edilen ancak içinde büyük bir hikaye gizleyen annesi Elenaur karakterinin, kocası David Melrosu’un çiftliğinden kaçmaya çalışan genç kıza sarhoşlukla söylediği şu sözler ile bitirmek onun hakkında da kafa yormamızı sağlayabilir. İyi seyirler.

“Anlıyor musun? Bu sandığın kadar kolay değil.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir