EQUALS

aşk, bilim kurgu, Kristen Stewart, Nicholas Hoult, black mirror, distopya

 

Nerede izlenir: DVD(SATIN AL)

Nasıl izlenir: Black Mirror tadında bir film izlemek istediğinizde izlenir.

 

Duyguların olmadığı bir dünyada hayat nasıl olurdu? Gerçekten duyguları yok edebilir miydik?

İnsanlara ütopya gibi sunulan bu distopyada, insanlığın ilerlemesi için duygulara yer yok. Duygular hastalık olarak görülüyor ve insanların DNA’larından siliniyorlar. Yeniden bir şeyler hissetmeye başlayan insanlar hasta gibi görülüp seviyelerine göre iyileştirilmeye çalışılıyorlar.

Filmin başladığı zaman aralığı ise kişilerin (artarak) hastalığa yakalanmasını gösteriyor. Sistem artan bu vakalar üzerine daha etkili bir çözüm arayışına giriyor. Çünkü bu ütopyada herkesin “eşit” derecede üretken olması gerekiyor. Aileni, sevgilini, arkadaşlarını kısacası seni üretmekten alıkoyacak her şeye sahip olmak yasak. Bu yüzden bireylerin olağan dışı bir durum gördüklerinde o kişiyi ya da kişileri ihbar etmesi gerekiyor.

Gelelim hikayemizin kahramanlarına: Atmos’ta çalışan Silas adlı illüstratörün basit ve düz hayatını görüyoruz öncelikle. Zaman ilerledikçe çevresindeki olayları gözlemleyerek bunlara karşı bir şeyler hissetmeye başlıyor. Silas’ın yavaş yavaş hasta olduğunu anlıyoruz.

Bir diğer karakterimiz ise Nia. Nia da Silas gibi Atmos’ta çalışıyor. Dünya Savaş’ı öncesi Peninsula adlı vahşi bölge (hala duyguları olan insanların yönettiği düşünülüyor) hakkında araştırma yapıyorlar.
Bir gün iş yerindeyken hasta olan bir kişinin intiharına tanık oluyorlar. Silas onlarca kişi arasında sadece Nia’nın duygusal olarak tepki verdiğini görüyor. Onun da hasta olduğunu anlayan Silas, Nia’ya karşı yoğun duygular beslemeye başlıyor. Nia da aynı duyguları hissedince ortaya bir yasak aşk çıkıyor.

İkisi de bu aşktan uzaklaşmaya çalışsa da “hasta” olmuşlardır artık. Ya bu distopyada herkesle “eşit” bir şekilde yaşayacaklar ya da aşk için her şeyi yapacaklar.

Film kendi konusunun aksine izleyenleri duygudan duyguya sürükleyip (oldukça inişli çıkışlı) canlı tutuyor. Ayrıca iki kişinin aşkının böylesine saf bir şekilde sunulması filmin gerçekten de duyguların olmadığı bir dünyada mı çekildiğini düşündürtüyor.

Duygulu seyirler dilerim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir