DOGS OF BERLIN

futbol, Neonazi, “Almancı”, gangster, Almanya

 

Nerede izlenir: Netflix

Ne zaman izlenir: Hafta içi hafta sonu fark etmez, herhangi 1-2 gün.

 

Netflix’in ikinci orijinal Alman dizisi. İlk orijinal yapım olan Dark’ı izleyince, bir sonraki diziyi dört gözle beklemiştim. Ki Dogs of Berlin’le Almanlar yine beni yüzüstü bırakmadı. Vallahi disiplinlerini konuşturmuşlar, tebrik etmek dışında bir şey diyemiyorum…

Şimdi efenim, naçizane dizimiz omurgasını Berlin’deki Tarık Amir Aşireti’ni yerle bir etmek amacında ortaklaşan iki polis üzerine oturtmuş: Eşcinsel bir “Almancı” olan Erol Birkan (Fahri Yardım) ve geçmişinde Neonazi bağlantısı bulunan Kurt Grimmer (Felix Kramer). Milli maç öncesi şaibeli bir şekilde öldürülen futbolcu Orkan Erdem’in davasında bir araya gelmek durumunda kalan bu iki polis, dizinin -direkt olarak konunun bunun üzerine kurulu olduğunu söyleyemesem de- “milliyetçilik” sorunsalının taraflarının da temsiliydiler bir nevi. Nasyonal sosyalizmi yeniden canlandırmak amacında olan Neonaziler ve onların şiddetle karşı oldukları “Almancılar”.

   “Yalnız, (…) gerçi insan yaşamının değeri çok büyük ama bizler, hep insan yaşamından daha değerli bir şey varmış gibi davranıyoruz… Ama nedir bu?” Antoine de Saint-Exupery’nin bu sorusunu “millet” olarak yanıtlar Umut Özkırımlı. Millet, bir siyasi ve toplumsal örgütlenme biçimi olarak ortaya çıktığından beri, bireyden ve insan hayatından daha değerli.* Keza bu değeri dizimizde sıkça görmekteyiz: Neonaziler’in milli maç izledikleri her dakikada, Orkan Erdem yanlılarıyla kıyasıya savaştıkları her anda, toplandıkları kulübenin içindeki her konuşmada…  Çünkü milliyetçilik, her şeyden önce bilincimize şekil veren, dünyayı anlamlandırmamızı sağlayan bir söylem; başka bir deyişle, toplu kimliklerimizi belirleyen, günlük konuşmalarımızı, davranış ve tutumlarımızı yönlendiren bir görme ve yorumlama, bir algılama biçimi.** Bu noktada Tarık Amir Aşireti’nin başındaki karakterimizin sözlerine kulak vermek yerinde olur diye düşünüyorum, zira onun da odağına aldığı sınırlar dolayısıyla milliyetçi görüşler seslerini daha çok çıkartmışlardır: “Küçük kızlar savaşta her gün ölür. Suriye’de, Lübnan’da, Filistin’de. Çünkü zenginler gelip ülkeleri bölmüş. Vallahi her şeyi Almanlardan öğrendim.”  

Bir nevi temsilci olduklarını düşündüğüm iki ana karakter birbirlerine güvenmeseler ve hatta birbirleriyle çalışmayı hiç istemeseler de bir şekilde partner olurlar. Erol ise sezonun sonlarına doğru örgütün yakalanması için Kurt’un yasalara aykırı olan fikrine uymak yahut uymamak arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Aksiyon-drama türündeki dizi seçim aşaması da dahil olmak üzere oldukça sürükleyiciydi ve oyuncuların performansları gayet yerindeydi. Ne yalan söyleyeyim Fahri Yardım hem oyunculuk hem de hayat verdiği karakter ile favorim….. Çok fazla uzatmadan güzelim diziyi bir an önce yalayıp yutacağınızı ümit ederek yazımı sonlandırıyorum, güzel mi güzel seyirler efenim!

 

Not: Yıldızlı cümleler yahut milliyetçilik üzerine daha fazla bilgi için bkz: Umut Özkırımlı-Milliyetçilik Kuramları

Not 2: Dizinin şu an bir sezonu bulunmakta. 2.sezon için onay bekleniyor ve tahminler 2020’de yayınlanabileceği yönünde.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir