BÖRÜ

PÖH, 15 Temmuz, askeri

Nerede izlenir: Şu an için sinemalarda.
Ne zaman izlenir: Diziyi izledikten sonra istediğiniz bir vakit.

Bu yıl içerisinde belki de en çok beklediğim film Börü. Dağ 2 ile büyük bir başarı yakalamış Alper Çağlar’ın yapımcılığını ve senaristliğini üstlendiği film 28 Aralık Cuma itibari ile vizyona girmiş bulunmakta. Yönetmenliğini ise Can Emre ve Cem Özüduru üstlenmiştir. Şimdi film ile ilgili olumlu ve olumsuz eleştirilere geçelim.

Filmden önce yukarıda da söylediğim gibi diziyi kesinlikle izlemelisiniz. 6 bölüm ve her bölümü 1 saatlik dev bir yapım resmen, öyle ki ben dizinin 6 bölümünü sinema filminden daha üstte tutuyorum. Dizide de yine gerçek olaylar işlenmiş. Bu bazen farklı tarihlere ve lokasyonlara uyarlanarak aktarılmış bazen ise direkt belli bir tarihte belli bir bölgede yaşanmış olay işlenmiş. Dizinin 6. bölümünün final sahnesi ise 15 Temmuz gecesinin başlangıcı ile bitiyordu. Börü Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda küçük bir kutlama yaparken darbe girişimi ile tüm ekiplerin teyakkuza geçmesi ve o sırada hain uçaklar tarafından bölgenin bombalanması ile dizi finalini yapmıştı. Filmin başlangıcı da tabii ki bu bombardımanın sonrası ile başlıyor ve daha sonrasında ekibin o gece neler yaşadığını anlatıyor. Ancak ben filmden istediğim etkiyi alamadım. Evet birçok sahneden etkilendim, özellikle uçak sahnelerindeki CGI kalitesi beklediğimin çok üstündeydi. Ama helikopter sahneleri içinse tam tersi, çok düşük kalmıştı. Bu sahnenin de gereğinden fazla uzun tutulduğunu düşünüyorum. Koskoca kobra helikopter saatlerce bir hedefi kovalayacak, vuramayacak? Patlama efektleri ne yazık ki dizide düşük bir seviyede kalmıştı, aynı sorun filmde de baş göstermiş.

Film ile ilgili en çok hoşuma giden kısım ise seyirciye duygu sömürüsü yapalım çok ağlattık dedirtelim düşüncesine girilmemiş olması. Tabii ki bazı mesajlar veriliyor film içerisinde ancak duygu sömürüsü kesinlikle yok. Günümüzde asker-polis yapımları ne yazık ki duygu sömürüsünden geçilmez olduğu için bu kısım benim için önemli bir kıstastı. Bu önemli bilginin ardından(en azından benim için) ilk olarak filmde gördüğüm eksikliklerden ve olumsuz eleştirilerimden bahsetmek istiyorum. Ankara’ya hakim değilim ancak biraz araştırma ile filmdeki lokasyonların biraz tutarsız olduğunu gördüm. Ki yanlış bilmiyorsam film ne yazık ki İstanbul’da çekilmişti ve tabelalar bina yapıları ve yerleşim yerleri biraz kendini ele veriyordu. Filmde takıldığım bir diğer nokta, ki arkadaşlarım buna çok güldü, ana karakterimiz Kaya’nın filmde saçlarının uzayıp, çatıdan çatıya atlayacak kadar iyileşmesi idi. Dizinin son bölümünde kendisi koltuk değneği ile zor yürüyordu. Film de dizinin hemen sonrasını konu aldığı için Kaya’nın patlama sonrası çatılardan atlayacak kadar iyileşmesi büyük bir tutarsızlık olarak gözüme çarptı. Bir diğer tutarsızlık ise helikopter-ejder kovalama sahnesinde idi. Açılar değiştikçe, trafiğin bir akıp bir durduğunu gördük. İçerik olarak baktığımda ise ,filmde belki de o gecenin en kilit noktalarından Akıncı Üssü ile ilgili sadece konuşma içerisinde 1 veya 2 kez bahsedilmesi de yine eksik kalan yönlerdendi. Filmin 2. yarısındaki diyaloglar birbirine bağlanamamış hissiyatı yarattı. Son yarım saat sürekli bir mesaj vermeye çalışmaları bunun en büyük nedeni olabilir diye düşünüyorum ki filmin asıl amaçlarından biri de o geceki masum insanların itibarsızlaştırılmasının ne kadar yanlış olduğunu göstermekti. Ancak bunu işleyiş şekli bence daha akıcı olmalıydı. Tabii yine aklıma yatmayan birkaç şey daha vardı ama film ile ilgili hiç mi olumlu bir şey yok be kardeşim diyeceksiniz artık diye biraz da hoşuma giden kısımlardan bahsedeyim.

Açılış sahnesinden başlayalım. Bombalamadan sonraki olay örgüsünü yani oradaki insanların yaşadıklarını bence güzel bir şekilde aktarmışlar. Yukarıda da belirttiğim gibi uçak sahneleri beklenenin üzerinde. Filmde bir balyoz göndermesi var ki çok hoşumuza gitti. Atatürk ile ilgili bir sahne tabii ki bekliyordum ama işleniş şekli pek hoşuma gitmese de ses ve görüntü olarak güzel bir iş çıkmış ortaya. Can Nergis’in canlandırdığı Tolga Erlik karakterinin neredeyse tüm sahneleri başarılıydı. Karakterin film sonunda Kemal karakteri ile olan konuşması ise şapka çıkartılacak seviyedeydi.

Börü’nün dizisinden sonra bu filmden beklentim çok daha yüksek olduğu için belki de bu kadar olumsuz şeyler buldum ancak gidin izleyin. Keşke Alper Çağlar 28 Aralık sözü vermemiş olsaydı da şu filmi birkaç ay daha bekleyip daha ayrıntılı ve görsel olarak biraz daha üst seviyede izleseydik. Şimdiden iyi seyirler efenim.

“Aspanda bürküt, jerde kökbörü bol”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir