BIG LITTLE LIES

  Mükemmel olmayan hayatlar, okyanus, cinayet (!)

Nerede izlenir: HBO

Nasıl izlenir: Pazar günü tembelliği ideal zamanlamadır.

Liane Moriary’nin aynı isimli romanından uyarlanmış ABD dizisidir. Yaklaşık olarak 50 dakika olan dizinin bölüm sayısı 7’dir. Birinci sezonun yönetmen koltuğunda Jean-Marc Vallee oturmuş fakat ikinci sezon için başka birinin geçeceğine dair haberler vardır. Senaryosunu David E. Kelley üstlenmiş ve başarılı bir iş çıkarmıştır. Şubat 2017’de seyircisiyle buluşan dizi, birinci sezonunda kitabın kurgusunu tamamen yansıttığı için mini dizi olarak başlamıştır fakat çok sevildiği için yapımcılar devamı olacağının sinyalini vermişlerdir. Hatta ikinci sezonun kadrosuna Meryl Steep’in katılacağı haberi bomba gibi düşmüştür.

Türkçe adıyla ifade edersek; “Büyük Küçük Yalanlar” nedir, ne anlatır?

En kısa şekilde özetlersek; Big Little Lies mükemmel olmayan hayatları bir cinayet etrafında şekillendirir. Baştan sona bir cinayete doğru giden senaryo öyle heyecanlı çizilmiştir ki, olaylar sonun gelmemesini düşündürür. Dizinin müzikleri, müziğe olan yoğun konusu farklı bir dünya yaşatır izleyiciye. Özellikle Monterey adlı kasabada geçen dizi yoğun deniz, okyanus sinematografisiyle ve simetrik çekimleriyle büyük bir görsel şöleni tattırır bizlere.

Ana karakterleri ve dizideki hayatlarını anlatmak istersek eğer, başarılı ve kaliteli bir kadroyla karşılaşmış oluyoruz. Nicole Kidman, Reese Witherspoon ve Shailene Woodley dizide yoğun kastıyla emek veren isimler arasında yer alıyor. Bunun dışında diğer karakterlerinde bol bol yüreğine dokunulduğu dizide eşit ve anlaşılır bir senaryo biçilmiş diyebiliriz. Dizimiz okula başlayan çocukların oryantasyon günüyle başlıyor. Mükemmelliyetçi ailelerin heyecanları ve çocuklarına olan aşırı duyarlılıkları ile devam ediyor. Bu ilk günde çocuklarının sınıf arkadaşı olması ile birlikte üç kadının hayatı kesişiyor ve bağlantılı olarak diğer anne ve babalarının hayatları da öykü içinde bolca yer alıyor. Reese Witherspoon yani dizideki adıyla Madeline Martha Mackanzie, her şeyiyle emek dolu bir karakter. Oyunculuk için de senaryodaki yeri için de büyük çaba harcandığı belli. Agresif, mücadeleci ve sahipkar bir anne Madeline… Retoriği o kadar güçlü geldi ki bana, izlerken yoğun ve uzun cümleleri rahatsız etmedi aksine hayran bıraktı. Shailene Woodley, tanıtmamız gereken ikinci isim. İlk bölümden nerede izlemiştim ben bu kadını diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığım ve sonra “Aynı yıldızın altında” filminde beni hüngür hüngür ağlattığını fark ettiğim başarılı, genç oyuncu. Jane Chapman, dizide yalnız ve kasabaya yeni taşınmış bir anne olarak görünüyor. Zaman zaman travmatik olayını yabancılaştırmalarla görüyoruz ilk bölümlerde. Daha sonra çözülen düğümle geçmişini daha iyi öğrenebiliyoruz. Sürpriz sonda ise karanlık hikayesinde baş karakterini bulabiliyor Jane. Ve son olarak uzun uzun methiyeler döşeyeceğimiz kadın, Nicole Kidman… Sanıyorum ki yaşlanmamanın sırrını bulmuş. Son olarak Lars Von Trier’in “Dogville” adlı filminde hayran kaldıktan sonra bu dizide de sevenlerinden iltifatlarını esirgetmiyor. Celeste Wright ikiz sahibi, fedakar bir anne… Fedakarlık diye tanımlayabiliriz yaptıklarını belki de itaatkarlık olarak. Çocukları için ve kocasının isteğiyle avukatlığı bırakmış ve sorunlu bir evliliğin kadını Celeste… Şiddet eğilimli eşine ve duygu-durum değişikliği yoğun olan hayatlarına çok aşık olmasıyla, kurtulamama ve sonlandıramama beraberinde geliyor. Son olarak cinayeti ele alırsak kinayeli ifadelere de yer vermemiz gerekiyor. Büyük sonu söyleyerek bütün büyüyü bozmak istemiyorum fakat dizide ele alınan ölüm ya da cinayet durumu, insanlarda meşru müdafaa hakkını da düşündürtüyor. Tabii bu izleyenlerin hangi yönden ele alacakları ile ilgili bir konu.

Dışarıdan toz pembe görünen yüzler içlerinde yanlışlarla, karanlıklarla, lekelerle karşılıyor bizi. Sona gidildikçe ne olacak heyecanından çok aradaki ilişkilerin çözümlenmesi, karakterler arasındaki bağlantılar belki de diziyi daha da sürükleyici hale getiriyor.

Farklı yaşamlar görmek isteyenler için iyi seyirler diyelim o zaman!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir